SEHER YELİNE MEKTUPLAR
Okumanın yazmanın zahmetli olduğu yıllarda kaderine küsen ozanlarımız , seher yelleriyle dertleşir olmuş. ''Seher yeli dost köyüne uğrarsan, sana diyeceğim var seher yeli '' diye kahırlarına başlarmış.
Okur yazarlık sıkıntısı olmayan ama yinede okuma özürlü insanımızdan şikayetimiz olmuyor değil. Bunca gayretlerimiz okuma özürlü olmayan ancak , iki satır yorumu esirgeyen sevgili hemşerilerimize ne ifade ediyor , onun merakı içindeyim. Ama yinede sizlerle, seher yelleriyle dertleşir gibi dertleşmek, memleket haberlerini paylaşmak istiyorum.
Yeşilhisar haberden de takip ettiğiniz gibi, insanımıza alternatif kazanç yolu olabilecek meyve kurutma tesislerinin açılışı oldu. Kayısıdan elmaya, erikten domatese kadar pek çok ürün hijyenik şartlarda kurutulup Pazarlanır hale gelecek bu yatırımla. Bir türlü eski demeye dilimiz varmayan kaymakamımız Cevdet ERTÜRKMEN beye şükranlarımızı sunuyorum . Tesiste çalisacak en az 20 insanımız adına , bitmez hülyalara dalıyor insan. Memleketimin kaderine olumlu katkı veren mahalli ve mülki amirlerimize şükrandan başka vereceğimiz hediyelerimizde olmalı. Vefa duygularımızı , sevgilerimizi , saygılarımızı sonsuzlaştırmak. Bu , gönüllerde de olmalı. Cevdet bey hep Yeşilhisar'lı olarak hissetsin lütfen kendini. Biz onu öyle anımsayacağız. Köşk bahçesinde yaptırdığı lokalde ince esprileriyle oturuyor hep gözümüzde ,gönlümüzde. Döneminde yaptırdığı Zübeyde hanım ana okulunda yetişecek çocuklarimiz belki de adını bile bilmeyecek ancak , güzel yavrularına bırakabileceği en büyük miras olmalı.
Yeşilhisar’a hazan vurdu bu yıl. Kaymakamımızla birlikte yıllardır kahrımızı çeken emniyet amirimiz Bolkar bey de bu hazanla savruldu, kadrini bilmeyen insanlardan ayrıldı. Huzurumuzun , emniyetimizin güvencesiydi. Sessiz , efendi , adil, vakur duruşu ve birilerinin değil devletimin temsilcisi olmasının diyeti , gün gelir şeref madalyası olarak kalır boynunda.
Jandarma komutanı Muzaffer beyde nöbet devredenlerden. Son yıllardaki Muzafferlerden son Muzafferimizi de çaliskan dürüst ve bizden biri olarak anımsayacağız ömrümüz oldukça.
Ömrünün en güzel yıllarını Yeşilhisar’ımıza veren eğitimcimiz , maçlarımızın değişmeyen adil hakemi İlker beyi ve saygıdeğer eşi Ayşe hanımı da başkente uğurluyoruz. Yeşilhisar ve Baş köy’de ayak izleri ile çocuklarimizin beyinlerindeki izlerini saygıyla anacağız.
Yazın güneşli günleri , her biri onur ve gururumuz gurbetteki hemşerilerimize sürprizin büyüğünü yaptı. Sıcaktan bunalanlar dere bağ ve diğer sayfiye yerlerimizde soluklanarak ayrı bir güzellik yaşadılar. Sıla özlemi , eski anılarını arama duygusallığı dolu idi gurbetçilerimiz. Küngün başinda serin bir pınar başi hayallerini yerle bir edişimizin vebalini nasıl öderiz bilemiyorum. Fransa’da yıllardır vatan özlemi çeken hemşerilerimizden Galip Meydaner’in oğlu Mehmet’te babası gibi Yeşilhisar sevdalısı. Büyük gururumuz . Fransa’nın Bulgaristan’da elçiliğini yapan bu mütevazi Yeşilhisar evladı da özlemini giderdi. Kırmızı plakalı elçi arabası sokaklarımızdan süzülürken başimız göğe erdi sanki. Bu sevincimiz , yurtdışındaki gençlerimizin, ne kadar önemli makamlara gelirlerse gelsinler, Yeşilhisar’a aidiyet duygularının artarak devam etmesinden. Bu değerlerimiz sayamayacağımız kadar çok. Hangisinin adını yazayım. Akademisyen hemşerilerimiz, doktorlarımız, yöneticilerimiz, bürokratlarımız, mühendis ve teknisyenlerimiz, subaylarımız, generallerimiz. Emekçi insanlarımız , hepsi bir başka değer. Sağ olsunlar, var olsunlar, çok olsunlar..
Atanan bürokrat ve memurlarımıza teşekkürlerimizin ifadesi amacıyla, parktaki havuz başinda bir veda yemeği düzenlendi. Organizasyondaki protokol kuralları acilen çözümlenmesi gerekli bir sıkıntı. Bu memlekette sade sivil toplum kuruluşları, daire amir memurları ve muhtarlar yok. Yıllardır kahrımızı çeken, bu memleketin evladı doktorları protokollere sığdıramamamız mümkünmü ?
Bir efsane yaşıyor memleketimizde. Vatan sevdası bedenine mühürlenmiş bir kahraman gazimiz, Asb. Harun OĞUZ . Güneydoğu mücadelesinin , kadri kıymeti tarihe kalmış bu yiğidi , protokollerle yok sayıla bilinir mi? En başta, başta baş tacı edilmesi gerekli yiğidimizi , devletimizin temsilcisi Kaymakam Cevdet bey sıklıkla arar sorar ve hatırını alırken, onun kaymakam beyi uğurlamaya gelememesinin vicdanlarda açtığı yara memleketimizin yarasıdır. Gazimiz Harun’un yarası kavuştu , ama bu adsız kahramanlara yapılanlar asla kabuk bağlamaz.
Şimdilik bu kadar seher yeli. Sana diyeceğim daha çok şey var. Hele bir soluklanalımda yine deriz, sevgiden yana , saygıdan hoş görüden yana. Ramazanınızı kutluyor, sağlık mutluluk ve sevgi dolu güzel günler diliyorum..
Mehmet Erdogan
18 Ağustos 2010
Yeşilhisar