19 Mart 2012 Pazartesi

OLDUMU ŞİMDİ

 OLDUMU ŞİMDİ!!!



                  Bir yangın var içimde, sana veda edemememin yangınından öte bir şey. Asla düşünemediğim yokluğunun çaresizliğimi, bir gün görüşmesek boynuma sarılışının özlemi mi? Onurlu bir ömre doyamamak, nezaket , tevazu, hoşgörü , yardım severlik, uyvat denen hasletlerin ustasının habersiz gitmesine midir bu harlı yangın? Belki de daha sayamadığım pek çok güzel hasletlerinin hepsinedir kahroluşum.
           İyi insanlar erken kanat çırparmış sonsuzluk mekanına. Kuşlar gibi uçar giderlermiş günahsız vebalsiz. Ondan mıdır ivmelerin? Ama sen hiç dünyalı gibi değildin ki! Günahı vebali bilendin, öksüzle sokumunu bölüşen, yorgunla dirliğini paylaşan, kurda kuşa merhamet edendin. Adildin, bilgeydin, halden bilendin. Veda ederken hiç belli etmedin.  Uyvatlandın mı yine? Benim yüzümden eve gitmesin diye, savuşu verirdin hani.  Ama sensiz bir yanım yok biliyor musun. Baharı çiçek çiçek yaşamak seninle, yazı iğde kokuları dolu gecelerle yaşamak, buluduyu senin elinden yemek anlamlıydı, yaşamayı değerdi. En zor günlerimde sırtımı dayayacağım abiden dosttan öte , adlandıramadığım dorukları karlı bir dağımdın. Heybetli, bereketli  eşsiz. Adını da sen koy istersen, sevdalısı olduğun Erciyes'imdin.
            Sana o kadar imreniyordum ki. Hastalığını bile kaptım, benimde boyun fıtığım var senin gibi. Biliyorum bana bir hal olsaydı, boyun fıtığınla koşardın, uçardın. Ama ben koşamadım , uçamadım, affet beni. Selamımı , sevgilerimi salmak geldi kuşun kanadında. Nasıl taşırlar , katar katarda olsalar, sevdama, özlemime , hasretime güç yetmez. Evlatlarım koşmuş gitmişler , o da bir şey benim için ama , sana yetişmek zor be abim.  
            Hasretini çekeceğim , sevgi dolu gözlerini , dağ gibi yüreğini özleyeceğim bir süre daha. Ölümden korkarken , sana kavuşma günlerini özleyeceğim.  Emanetlerin boyun borcum olsun. Ruhun şad olsun ...
                        Mehmet  Erdoğan
                               20 Mart 2012
                    Diyarbakır

Hiç yorum yok: