DOĞUM GÜNÜMÜN HESABI
Değerli dostlarım arkadaşlarım sevdiğim insanlar,
Dün doğum günümü kutladık. Facebook ta tebrik edenler, özel mesaj yollayanlar ve telefonla sevincimi paylaşan sizlere her ne kadar minnet şükran ve mutluluğumu ifade ettimse de, ayrıca bir itirafımı ve özürümü bildirmek istedim.
Rahmetli anneme ve babama doğum günümü sorardım merakla. Hep aynı zamanı söylerlerdi, ama bu zaman bana bir şey ifade etmiyordu. KIŞ OTLARINDA doğdun derlerdi hep. Kış otları burcumu tespitte hiç işe yaramadı. Kimi bahar dedi kış otlarına kimi yaz. Ama benim bir doğum tarihim de vardı. Kardeşimle aynı gün alınmıştı nüfus kağıtlarımız, doğumumdan yıllar sonra ve bu tarihle hayatım şekillendi. Okula gidişim bununla, emekliliğim bununla ömrüm bununla değerlendirildi. Sizi kandırdım dün. Ama elimde değil. Sevgili ailem akrabalarım, çocukluk ve delikanlılık günlerimden sakladığım değerli insanlar , çocuklarımdan bana intikal eden sevgi yumağı genç insanlar sanki seferber oldular 60 yaşımın bitmesinin seremonisine. Aslında beni yüreklendirme çabası olduğunun da farkındaydım bu güzel insanların gayretinin. Yaşlanmanın hüznünü azalttınız elbette.Hatta gençleştim bile sayenizde. Hangi birinizin adını sayayım .
Kader birliği yaptığım, çocukluktan delikanlılığa birlikte uçtuğum, delikanlılıktan ak saçlı dedeliğe emeklediğim arkadaşlarımı mı sayayım. Emlik kuzular gibi birbirimize sokulup insanlığın erdemliliğini , yani sevgiyi yani paylaşmayı , yani yardımlaşmayı, özcesi ekmeği kırka bölüp suyu yudum yudum tükettiğimiz günlerden geride kalan ihtiyar delikanlılarımı,
Yarin yanağından gayrı her şeyimi paylaştığım , en olmadık zamanlarda yanımda olduklarını bildiğim aile dostlarımı mı,
Her ne kadar günümüz diyalektiğine ters olsa da aynı duygu düşünce , kaygı ve gelecek endişesi taşıdığımız , tornadan çıkmış kadar bir olduğumuzu gördüğüm Denizci meslektaşlarımı mı,
Bozot , Kıraç tepe, Baya çayı, Kasap bağı denince sevinç ve gururla geri kalmışlığın hüznünü birlikte yaşayan Yeşilhisar sevdalılarını mı,
Varlığından gurur duyduğum çocuklarımın , vefalı saygılı sevgi dolu arkadaşları olan arkadaşlarımı mı,
Etimde kemiğimde damarımdaki kanda , ruhumda hülyalarımda bir olduğum ailem mi, onların istikbalde , hatta şu an ülkemin onuru olan genç neslimi,
Hangi birinizin adını yazayım bu satırlara. Beynimde ruhumda ''Bir mıh gibi'' çakılısınız her zaman . İyi ki varsınız, iyi ki sizleri tanıdım. İyiki varsınız hayatımda, hiç eksilmeyin. Yokluğunuz yokluğum olur. Beni seviyorsanız kendinize iyi bakın. Binlerce teşekkürler...
Mehmet ERDOĞAN
16 Şubat 2012 Diyarbakır

1 yorum:
seni cok seviyoruz amca,ellerinden optuk.
metin,anne,gurvan,aziliz
Yorum Gönder